AYRILIK

Ayrılık konusu pek çok şiire ve yazıya ilham olmuştur. Ben de diğer insanlar gibi ayrılıklardan çok etkilenmişimdir ve etkileniyorumm. İlk büyük ayrılığım bizi çocukları gibi yetiştiren ve üzerimizde çok emeği olan anneannemden olmuştur. Bizi fazla telaşlandırmadan sessizce ayrıldı aramızdanNe zeki, becerikli, sevgi dolu bir insandı…Eminim gittiği yerde çok mutludur.Çünkü bunu çok hak ediyor! İkinci ayrılığım ablam evlendiği zaman oldu.Biliyorsunuz en büyük ablalar annelerin sağ koludur ve bütün kardeşlerle ilgilenirler.Ablam evden ayrılınca enişteme düşman olmuş ve onu bizden aldığı için çok kızmıştım.. Ama kız evlatların bir ayağı hep anne evinde olduğu için daha sonra bu duygularım yok oldu, tabii ki! Ben de ablamdan 3 sene sonra evlenmiş ve 2 çocuk sahibi olmuştum..Oğlum ortaokulu bitirip lise çağına gelince , her hafta sonu eve gelmek üzere bir yatılı okula başladı.Onun iyiliği ve geleceği için bu adımı atmıştık.Fakat özellikle ben  oğlumun yatılı okulda okumasına çok zor alıştım.Bir anne olarak ne yiyip, içtiğini, soğuk havalarda üşüyüp üşümediğini hep merak ettim.Sadece hafta içi beş gün yoktu evde ama bu günleri teker teker sayıp, hafta sonunu iple çekerdim.Anne yüreği işteCuma günleri bizim için bayram olur, babası ve kızkardeşi onun için güzel yemekler hazırlardı… Zaman su gibi geçer, Pazar akşam üzeri okula dönüş saati gelince bayağı buruk hissederdik kendimizi.. İnsan nelere dayanmıyor kiZamanla her şeye alışıyorLise ikinci ve üçüncü sınıflarda  İlk duygularımız değişti ve onun geleceği için iyi olduğunu görerek, kabullendik! Daha sonra ailemizdeki gençlerin üniversite eğitimleri başladı.Kızım gittiği üniversitenin kampüsünde 2 sene yatılı kaldı.Sadece hafta sonları geldi eve.Çocuklarımın üniversite çağlarında evimiz bayağı hareketliydi. Hafta sonu eve gelen bavullar boşaltılır ,yıkanır, ütülenir ve yeni hafta için hazırlanırdı.Evimiz arkadaşlarından oluşan gençlerle dolardı.Gençleri her zaman çok sevmişimdir.Bir öğretmen ve onların Suna teyzesi olarak sevilirdim.Birlikte yemek yer, sohbet eder gülüşürdük.Benim de okullarda çalışmalarıma devam ettiğim dönemlerdi o zamanlar.Evimiz bir tren garı gibiydi.Hepimiz değişik saatlerde eve girer çıkardık.Hatta bir gün eve geldiğimde ablam beni telefonla hal hatır sormak için aradığında ve çocukların gelip gelmediğini sorduğunda,Vallahi içeriye bakıp, söyleyeyim ablacım, çok yoğunuz, diye cevap verdiğimi hatırlıyorum…Üniversite bitince bu sefer de yurt dışına çıkma fırsatları değerlendirilmeye başlandı.Ablamın iki kızı da Amerikaya yüksek lisans için gittiler.Ve üçüncü olarak da oğum gitti arkalarındanOğlum 2 sene boyunca Baltimore da John Hopkins üniversitesine devam etti.Bu sefer göçmen kuşlar gibiydiler ve yollarını gözler olduk! Evden giden için her zaman her şey daha güzel ama kalan için çok  zor oluyor..Ablam da ben de onlar gidince arkalarından bayağı hastalanırdık.Ama bizi telefonla aradıkları  ya da internette görüntülü konuştuğumuz zaman(MSN vardı o zaman), rahatlardık.Anne baba olmak hem çok güzel hem de çok zor.Onları korumak, başarılarını takip etmek, her konuda motive etmek, tavsiyelerde bulunmak..Aslında anne babalığı çocuklarımızla öğreniyoruz. Biz öğreteceklerimizi onlara öğrettikten sonra, bu sefer de onlardan pek çok şey öğrenmeye başladık.Bizleri her zaman başarıları ve iyi davranışları  ile gururlandırdıkları için teşekkür ediyorumm onlara.. Bütün bu dönemler tatlı ayrılıklar ve kavuşmalarla geçti. Daha sonra da evlilik dönemleri geldi.Oğlum ve eşi Çanakkaleye yerleştiler.Onların mutluluğu bizim de mutluluğumuz olduğu için, istanbul-Çanakkale arası olan 7 saatlik mesafeye hoş gözlerle baktık.Çünkü arada ya biz gidiyorduk ya da onlar geliyorlardı.Daha sonraları oğlum ve gelinimden 2 torunum oldu.Onları teknoloji sayesinde , ya kamera ya da internet aracılığı ile çok sık gördük.Ama arada hep bir mesafe vardı ,tabii!  Onlara ben hep şunu söylemişimdir,Siz gittiğiniz her yeri cennet yapıyorsunuz diyeOnlarla ben de geziyor ve öğreniyordum.Daha sonra Ankaraya tayinleri çıktı.Bu sefer hızlı tren seyahatlerim başladı.Kuğulu Park, Dikmen Parkı gibi yerlerde dolaşmaya başladım ve çok sevdim buraları.Aslında şunu öğrendim ki insan eğer mutlu ve huzurlu ise her yerde yaşar.Şimdi de 3 seneliğine Amerikaya gittiler ve biz onların geri dönüşlerini dört gözle bekliyoruz.En büyük tesellim, kızım ve çocukları ! Onlar İstanbulda yaşıyorlar ve bize çok şükür her hafta sonu geliyorlar. Ayrılığın en güzel tarafı yeniden buluşmak!Bu arada kendi yaşantılarımızı da sürdürmek gerekiyor, tabii ki! Hayat acısıyla, tatlısıyla yaşamaya değer! Aile büyüklerim  kayınvalidem, kayınpederim, kendi annem ve babamdan da zamanı geldiğinde ayrıldık!Hepsi eşsiz insanlardı ve bizlere çok güzel örnekler oldular. Merhameti, saygıyı, sevgiyi, yardımseverliği, sabretmeyi ,disiplini olmayı ,çalışkanlığı ,annelik ve babalığı onlardan öğrendik.Hepsi nurlarda yatsınlar! Aslında bu dünyadan gittikleri zaman bizden ayrıldılar ama kendi anne ve babalarına kavuştular Ayrılıkta hüzün ama kavuşmada sevinç var! Ben sonuç odaklı olduğum için, hep sonlara bakar ve mutlu olurum. Bu dünyada yaşarken sevginin aşamayacağı bir zorluk olduğunu düşünmüyorum.Bunu karşı tarafa hissettirdiğimiz zaman mesafeler kısalıyor ve ayrılıklar artık zor gelmiyor! 

HERKESE MUTLU SONLU AYRILIKLAR DİLİYORUM! 

SEVGİLERİMLE,SAYGILARIMLA! 

Suna Selma GÜLGÜDEN  

28.10.2022

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri