SUSTUM (1)

( Bu hikaye bir renkli oda hikayesidir, gerçek olay ve kişilerle ilgisi yoktur. )

Ne anlatmamı istiyorsunuz acaba? Size gelebilmek için kendimle çok mücadele ettim aslında. Bana bir faydası olacağına hiç inanmadım. Yıllardır içimde kabuk tutmuş yara birisine anlatınca mı yok olacaktı? Sonra kim bilir dedim, belki yaranın izi kalsa da kabuğundan kurtulmama sebep olur. 

Kendimi bildiğim zamanlarda babam yanımızda değildi. Fotoğraflara baktığım zaman anne ve babamın zamanında mutlu olduklarını görebiliyordum. Severek evlendiklerini anlatırdı annem yıllar sonra. Babam aslında çok iyi bir terziymiş. Zaman içerisinde işleri azalmış ve asıl sebebin kumar olduğunu da ben liseye geldiğim zaman öğrenmiştim. Dükkanı kapattıktan sonra çalışmak için yurt dışına gitmiş. Hayal meyal hatırlıyorum eve geldiği zamanları. Bir gün kapı çalındığında karşımda esmer, uzun boylu, bıyıklı bir adam duruyordu. Sanırım 5 yaşındaydım. İlk başta korkmuştum bıyıklarından. Fotoğraflardan babam olduğunu biliyordum. Annem sevinçle karşılamıştı. İlk birkaç gün herkes mutluydu. Akrabalar hoş geldin demek için bize geliyorlardı. Ev şenlik içindeydi. Uzun bir müddet sadece annem ve ben yaşadığımız için hareketlilik benim de hoşuma gidiyordu.  Ama bir müddet sonra işler değişti. Bir gece annemin çığlığı ile uyandım” Yapma ne olur “ diye yalvarıyordu. Korkumdan yataktan çıkamamıştım. Annem yapma diye yalvardıkça babam “sesini kes, abin anlattı tüm olanları, Ne işin vardı senin oralarda? Diye bağırıyordu.” El işi yapıyorum tüccara, mal teslim edip yenisini almak için gitmiştim, göstereyim sana ne olur izin ver “diye kendisini izah etmeye çalışıyordu annem. Yatağın içine girip yastığı başıma çekerek seslerden kurtulmaya çalışmıştım. O gece ilk kez şahit olduğum olayı daha sonra çok kez yaşadım. Babam için her şey bir bahaneydi. Eteğin kısa, saçın uzun, yemek tuzsuz , salata limonsuz…. Bizimle kaldığı 1 ay sürede mutlu geçen günlerimiz sadece ilk geldiği zamanlar olmuştu. Babam 10 sene yurt dışında çalıştı. Çalışmasının bize pek bir faydası da yoktu aslında. İlk zamanlarda para göndermiş ancak daha sonra onu da kesmişti. On sene sonra geldiğinde boşanma davası açıp annemden ayrılmış ve yurt dışında hayatına soktuğu sevgilisine gitmişti. Aslında ben hiç üzülmemiştim. Hayatımızda olmaması olmasından daha iyiydi benim için. Annem genç bir kadındı, güzeldi. Çalışıp parasını kazanıyordu ancak dayım ve dedem bize huzur vermedi. “Bu yaşta ortalığa mı düşeceksin. Millet ne der? Tek başına yaşayamazsın.”  Diyerek annemi zorla evlendirdiler. 

 Evlendiği kişi neredeyse dedem yaşındaydı. “Olsun “dedi annem.” Başımızda bir erkek olur. “Kendisini avutuyordu yapacak bir şeyi olmadığı için. Zor gelmişti, yıllardır ana- kız yaşayan bize evde bir erkek olması. Alışmak zaman aldı. İlk başlarda pek bir problem yaşanmadı. İşinden gelip, her akşam yemekte içkisini içer televizyon seyrederken uyurdu cici baba. İlk eşinden bir oğlu vardı. Eşi ölünce hemen evlenmemiş, oğlunu büyütmüş, okutmuş evlendirmişti. Yalnız kalıp yaşı geçmeye başladığında “hiç olmazsa önüme bir tabak sıcak çorba koyacak birisi olsun artık “diyerek evlenmeye karar vermişti. Sakin bir adamdı. Bir akşam televizyon seyrederken fenalaştı, hastanede 10 gün kaldıktan sonra vefat etti. Kalp krizi geçirmiş. Ana-kız baş başa kalmıştık yine. Bu sefer ne dayım ne de dedem müdahale edemedi hayatımıza. Anneme  “senin kaderin böyleymiş “deyip sustular. Üvey abim bizi hiç bırakmadı. Liseyi bitirdim. Okumak istemedim.  Mahallede kasabın oğlu ile evlendim. Hoşlanırdım kendisinden uzaktan uzağa, meğer onun da bana ilgisi varmış. Çok sessiz, sakin kibar birisiydi. İki sene sonra bir oğlum oldu. Mutluluğu sonunda bulduğumu düşünmeye başlamıştım. 

Bir öğlen vakti kapı çaldı, gelen üvey abimdi. Değişik bir hali vardı. Elinde bir torba içeri girdi. “Oğlan nasıl “dedi.  Oyuncak getirdi sanmıştım.” İyi abi uyuyor “dedim. Gözleri hiç o güne kadar görmediğim bir şekilde bakıyordu.” İyi uyusun, sen gel bakayım” derken elindeki torbadan bir cd çıkardı, “aç şu bilgisayarı, bak ne izleteceğim sana”  dedi. Şaşkınlıkla dediğini yaptım görüntü ortaya çıktığında şok olmuştum. Porno görüntüler içeriyordu.” Abi bu ne diye  ?”sormaya çalışırken sesimin titrediğini saklamaya çalışıyordum. Elimi tuttu,” yıllardır sana aşığım, büyümeni beklerken ne kadar acı çektiğimi anlatamam sana. Dayanacak gücüm kalmadı, seni çok istiyorum “diyordu. Elimi kurtarıp sakin olmaya çalışarak “saçmalama” dedim. “Hap falan mı kullandın sen? Normal değilsin. Çık git evimden lütfen”, Dizlerim titriyordu. Diğer odada yatmakta olan oğlumu düşünüyordum bir yandan da.” Kızma, kötü bir niyetim yok seni seviyorum” diyordu halen. Elinde porno görüntülerle nasıl iyi niyetten bahsedebildiğini şu an bile sorguluyorum. 

Gönderdim evden o gün.  Bir daha bu konuyu hiç açmadı. Kimseye bir şey söyleyemedim. Bir araya gelmemek için çaba harcadım. Yıllar içinde oğlum büyüdüğünde mümkün olduğunca ikisini yalnız bırakmamaya çalıştım. Sanki ona da bir şey yapacakmış gibi korkuyla yaşadım yıllarca. Annem sürekli abin ile sorunun mu var deyip duruyordu. Neyi nasıl anlatacağımı hiç bilemedim, SUSTUM.

Ayla BEŞER

24.09.2021

3 Yorum

Serdar Taştanog

Serdar Taştanog

23 Eylul 2021
Müthiş bir yazı. Kutlarım. Bu yazı psikoterapistler için önemli bir destek malzemesi olarak ensest mağdurlarını konuşturabilir , "onlara yalnız değilsiniz" kavramıyla psikolojik destek için bile kullanılabilir.
Ayla

Ayla

24 Eylul 2021
Teşekkür ediyorum yorumlarınıza sayın hocam.
Halit Çalışkan

Halit Çalışkan

24 Eylul 2021
Ayla hanım ilk defa olarak yazınızı bulmaca gibi çözmeye çalışmadan kolayca anlayarak okudum tam süper bir hikaye diyecektim ki son bölümdeki üvey abi canımı sıktı tebrik ederim canım sıkılsa da hikayenin süper olmasını gölgeliyemedi

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri