ZOR İŞLER

_ Anne bunlar ne ?

- Hangileri ?

-Biz evde kaç kişiyiz ? 

- Üç

-Peki neden 5 ekmek aldın ? Bırak artık şu huyunu anne. Abartıyorsun .

-Haklısın valla, elimde değil. Çeşit çeşit görünce dayanamıyorum. 

Halbuki mesele dayanamamak değildi. Nasıl açıklayacaktı ki oğluna beyninde yaşadıklarını. 

Eşi çok beklenmedik bir anda vefat etmişti. Bir sabah işe diye evden çıkmış, kırmızı ışıkta geçen arabanın kurbanı olmuştu. Ölüsüne mi yansın dı, ekmek derdine düştüğüne mi ? Daha yeni yeni toparlanmaya çalışıyorlardı. Kredi çekip ev almayı düşünüyorlardı artık.Yaptıkları hesaplar hayallerine yaklaşmalarının sevincini getiriyordu. 

Ne kendi ailesi, ne de eşinin ailesi vardı. Zaten yalnızlık onları bir araya getirmiş, birbirlerine destek olmuş ve hayatlarını birlikte devam ettirme kararı almışlardı. Yetiştirme yurdunda büyümüştü ikisi de. Eşi devlet memuru olmuş, kendisi o fırsatı değerlendirmemiş, çocuklarını büyütmeyi tercih etmişti. Sakin, huzurlu bir hayat sürüyorlardı. Sevgileri eksilmemiş, çocukları üstüne biraz daha eklemişti. 

Birden bire kolu kanadı kırılmıştı. Bir müddet sonra eşinden bağlanan maaşın yeterli olmayacağını biliyordu. Kızı ilkokuldaydı, oğlu lise son. Onları okutmak için gerekeni yapmalıydı. Çocuklarını aldı karşısına, " Üçümüz kaldık, hayat devam ediyor, babanızın özlemi hep içimizde olacak. Ancak kaybedecek bir lükse sahip değiliz. Hayatımız ne ise ona devam edeceğiz. Sizler okuyacaksınız, ben de iş bulup çalışacağım. " Güvenmişti çocukları annelerine. Bir arkadaşı sayesinde bir büroda iş bulmuş, ortalık işleri ve yemek yapmaya başlamıştı. Kimseye muhtaç olmamaya çalışarak geçinip gidiyorlardı. 

Birdenbire hayatın tüm sorumluluğunu yüklenmek ağır gelmişti aslında. Paylaşılması gereken bir durumdu. Ve alışveriş yaparken ihtiyaçtan fazla ekmek almaya başlamıştı. İlk başlarda farkında değildi yaptığının. Bİr müddet sonra ziyan olan ekmekler dikkatini çekti. Dolaba koymaya başladı ekmekleri.Her alışverişte mutlaka ekmek de alıyordu. 

Ve sonunda oğlu tepki verme ihtiyacı hissetmişti. 

Diyemedi ki oğluna " yavrum, korkum sizin aç kalmanız. Gece rahat uyumam için , evde hiç bir şey olmasa da ekmek bulunmalı ."

Bir gün belki endişelerini yendiğinde 1 ekmek almayı başarabilecekti... 

 

Ayla BEŞER

08.01.2021

5 Yorum

Serdar Taştanog

Serdar Taştanog

08 Ocak 2021
Süper Bir annenin tam duygusunu ifade edebilecek bir yazi
Suna Gülgüden

Suna Gülgüden

08 Ocak 2021
Biz Türkler gerçekten ekmek yemeyi seviyoruz ve çoğu aileler şu anda haftasonu yasağı olduğu için özellikle bu konuya dikkat ediyorlar.. Bunun dışında sizin de yazdığınız gibi maalesef bütçesi çok kısıtlı aileler en çok ekmek tüketiyorlar. BU BİR GERÇEK!!
Halit Çalışkan

Halit Çalışkan

08 Ocak 2021
Ayla hanım biraz geç okumama rağmen ilk yorum yine benden başlayacak Açkalma endişesi ve fakirlik gözlerimin önüne serildi çocukluk zamanımızda kar ve kışı yoğun yaşarken rahmetli babamın ilk önce eve bir çuval un aldığını hatırlıyorum evde un varsa kış kolay geçerdi hüzünlendim ben yine hadi hayırlısı yeni hikayeni bekliyoruz
Nilgün tezer

Nilgün tezer

08 Ocak 2021
Hayatin icinden, dokunaklı...
Nurdan Erakıncı

Nurdan Erakıncı

10 Ocak 2021
Bu zamanda çok zor hayata tutunmak gerçekten de. Çok güzel bir konuya değinmişsin Ayla hanımcım. Kalemine sağlık, sevgiler.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri